Son Makaleler


Ülker 1 Nisan 



"2016'da Markalar İçin Çıkarılacak 6 Ders " Yazım sonrasındaki ilk yazıyı Ülker 1 Nisan Mutluluk Her Yerde için yazmayı düşünmüyordum zira oldukça başarılı ve eğlenceli giden bir strateji ile iletişimlerini sürdürüyorlardı, ancak yapılan eleştiriler ve karşı görüler sonrasında atlandığını düşündüğüm konular var.

Marka iletişiminde stratejiniz yeni dünyada müşteri ile güçlü bir bağ kurabilmek için tüm mecralarla ortak ilerlemelidir. Ülker 1 Nisan reklamları da bu doğrultuda başarılı ilerleyen ve mutluluk gibi her markanın sahiplenebileceği bir alanı kullanarak en akılda kalıcı ve eğlenceli kampanya sürecini yürütmüştü. Taki Ülker gerçekten kötü bir şaka gibi 1 nisan da "küçük kardeş olmak" isimli kampanyanın devamı olan bir dijital içerik, sübliminal mesajlar içeriyor yaygarası ile sosyal medyada linç edilesiye kadar. Bu noktadan sonrada hem marka çalışanları hem de ajan tarafı yakar topla karşı karşıya kaldı ve asıl hatalar zinciri başlamış oldu.


İlk önce Ülker'den basın açıklaması geldi ;


"1 Nisan şakalarını konu alan seri reklam filmlerimizin birisi ile ilgili şirketimize ve markamıza yönelik akıl almaz, mesnetsiz bir karalama kampanyası başlatıldı.



20 Mart’tan bu yana televizyonda ve sosyal medyada yayında olan bu reklam filmi 1 Nisan’ın şaka ruhunun ve hep olageldiği üzere aile bireyleri ve bilhassa kardeşler arasındaki şakalaşmaların üzerine kurgulandı.



Akıl ve izanla açıklanamayacak bir biçimde, bir şaka reklamı, başlatılan bir sosyal medya kampanyası ile farklı noktalara çekildi ve içinde asla olmayan ve olması dahi düşünülemeyecek anlamlar yüklenerek, markamıza yönelik olumsuz yargılar oluşturulmaya çalışıldı. Reklam film görüntüleri ve üzerindeki yazılarla oynanarak deformasyon oluşturuldu ve sanki bu deforme edilmiş görüntü ve sözler markamıza aitmiş gibi lanse edilmeye çalışıldı.




Oysa filmin içeriğindeki görüntüler, kardeşlerin birbirlerine yaptıkları şakalardan örnekler taşıyordu. Ki bu senaryo, gerçek hayattaki  bilindik 1 Nisan şakalarının hikaye edilmesinden başka bir şey değildi.



Herhangi bir yanlış anlamanın önüne geçmek  amacıyla, reklam filminin amacını anlatan bir açıklama ve devam filmleri kamuoyu ile paylaşıldı. Fakat bu açıklamaya rağmen reklam filmine farklı anlamlar katmaya çalışan bu olumsuz kampanya, markamıza / şirketimize yönelik ‘hakaret ve tehditler’ içerecek kadar ileriye götürüldü.



Ülker, 1944 yılından bu yana bu memleket için üreten, ürettikleri ile tüketicilerini memnun eden bir şirket olarak milletimizin ve memleketimizin önemli bir değeri olduğunun bilincindedir. Ve yine Ülker,  milletimizin, Ülker’e verdiği değerin de bilincindedir.



Aslında, Ülker’i hedef almış gibi görünmekle birlikte, haksız itham ve iftiralarla; devletine, milletine ve ülkesine bağlı saygıdeğer vatandaşlarımızı da tahrik etme ve hasmane tutum almaya zorlamayı amaçlamıştır. Maalesef bu tarifsiz çirkin yaklaşım memleketimize zarar vermektedir. Ama hiç kimse Aziz vatanımıza, Milletimize, Devletimize ve milletimizle bütünleşen markamıza zarar veremeyeceklerdir. Bu maksatlı kişilerin kumpas ve linç girişiminin  yarattığı tahribatın sonuçları kanun önünde ayrıca takip edilecektir.



Ayrıca şirketimiz tarafından konu ile ilgili kapsamlı bir soruşturma başlatılmış olup, ilgili kişilerin tamamı açığa alınmış olup, ihmali ve/veya kastı olan herkes hakkında idari tedbirlerin yanı sıra suç duyurusunda da bulunulacaktır.



Bu vesile ile bu haksız algıdan incinmiş olan tüm vatandaşlarımızdan da ayrıca özür diliyoruz.




Öte taraftan bu süreçte, yanımızda olan ve bize, haklılığımızı dile getirip, geçmiş olsun diyen milletimize de bilhassa teşekkür ederiz. "



Ve bu açıklama sonrasında firma çalışanları süresiz açığa alındı ve çalışılan ajansla tüm sözleşmeler iptal edildi.

İkici açıklama da Ülkerin reklam ajansı TBWA' dan geldi;


Kamuoyuna Duyuru



31 Mart 2017 tarihi itibariyle kamuoyunun gündemine gelen ve tepkilere sebep olan Ülker 1 Nisan Dijital Animasyon reklam filminin TBWA/ISTANBUL ile herhangi bir ilgisi bulunmamaktadır. Bu reklam filminin senaryosu ve üretimi şirketimiz tarafından yapılmamıştır. Şirketimizi bu animasyon reklam filmi ile ilişkilendirmeye çalışan tüm kişi ve kuruluşlara karşı hukuki yollara başvuracağız. Kamuoyuna saygıyla duyurulur.



TBWA Reklam Hizmetleri A.Ş.


Ve en son açıklamada günah keçisi ilan edilen Plesanta Dijital Pazarlama ajansından geldi;


"Ülker - 1 Nisan Reklam Kampanyası' tamamen dünya genelinde gerçekleştirilen 1 Nisan şakalarını hatırlatmayı amaçlamıştır.



Söz konusu reklam kampanyasının fikri, stratejisi ve söylemleri Şirketimiz tarafından hazırlanmıştır. Ülker için çalışan başka bir reklam ajansı tarafından oluşturulmuştur. Şirketimizin sınırlı olarak içerisinde yer aldığı reklam kampanyasının uygulama süreçleri, reklam veren müşterilerimiz ile müşterilerimiz için çalışan diğer reklam ajansının talimatları ve ilgili aşamalarda verilen olaylar doğrultusunda ilerlemiştir.



Şirketimizin iyi niyetli olarak içerisinde yer almış olduğu çalışmaların, bir bütün olarak değerlendirilmemesi ve sadece belli kısımlarının farklı yorumlanarak kötü niyetli şekilde toplum gündemine taşınması, bizleri derinden üzmüştür.



Şirketimizin, Devletimizin menfaatlerine aykırı faaliyetlerde bulunması düşünülemez. Bizler her zaman ülkemizin istikrarlı ve güçlü hedeflerine katkı sağlayan işler ortaya çıkarmaktayız.



Şirketimizin birlik ve bütünlüğümüze aykırı hareket eden tüm kişi ve kuruluşların daima karşısındadır.



Kamuoyunun değerli bilgilerine sunarız.




Saygılarımızla"


Dijital içeriği ve üç firmanın da açıklamarını özellikle koydum. Üç firmamız da en özenli metin yazarlarının elinden çıkan metinleri kamuoyu dediğimiz kurumlarla paylaştılar. Ve yakar top elden ele dolaştı ve en son dijital ajansımızın genç ekibinin elinde patlatıldı. Burda bir virgül koyarak Plasenta ajansını tebrik ediyorum sabırla beklediler ve olası bir polemiğe girmediler. Fakat üç metinde de aynı açıklama yapılmış durumda sadece cümleler farklı. Elbette hiçbiri evet bilerek yaptık ve amacımızda buydu demeyecekti.
Ancak içeriği izlediğimizde de ortada kimsenin incineceği bir şey yok, özellikle Ülker gibi ülkemize mal olmuş bir markadan söz ettiğimizi düşündüğümüzde bilinçli bir 16 nisan referandumuna yönelik bir saptırma olduğunu düşünmek çokta saçma olmuyor. Reklamın doğurduğu viraliteyle konu sosyal medyada köpürdükten sonra başka türlü bir iletişim yapmak için ortam oluştu ve bir kesim bunu linç kampanyasına dönüştürdü. Fakat ille bir hatadan bahsedeceksek belki sadece zamanlama hatasından bahsedebiliriz, çünkü marka iletşimi bulunduğu coğrafya ve duygularla organik olarak bağlıdır ve kabul görmüş bir fikir de olsa onu dijital medya için işlediğinizde doğru eleklerden geçirerek paylaşmalısnız .

Ayrıca dijital iletişim geleneksel iletişim kanalları gibi kontrol edilemez, bu nedenle de dijital mecrada bir kriz çıktığında çözüm yolu da farklı olmalıdır. Örneğin eğer gelenekselde sorun yaratan bir çalışmayı yayından kesip iyi bir tekzip mesajı ile sorunu çözebilirsiniz, fakat dijital mecrada her şey kayıt altında kalır ve ne kadar uzman online itibar ajansları ile çalışsanız bu içerik başka bir kanaldan yine önünüze çıkabilir ve unutulmaz. Burada yapılması gerekende  acil durum stratejisinin oluşturulmuş olması ve devreye sokulması gerekliliydi. Yalnız hem markalarımızın hem de ajanslarımızın strateji planları içinde bu her zaman düşünülmüyor ve ya dijital medyanın önemine rağmen sıradan bir mecramış gibi görülmesi ve bütçeler nedeniyle yeterince uzman tüm medya iletişimine hakim kalifiye ekiplerle çalışılamıyor. Hata zinciri devam ederken de en son adımda zaten düşük ücretler ile çalıştırılan kendini geliştirmek için çabalayan ajans çalışanlarına oluyor. Bu durumu Wanda dijital pazarlama ajansının nefes alsın yeter, ya da Koton'un küçük yaşta çocuklar üzerine kurguladığı kampanyalarda görebiliriz. Kısaca 24 saat aktif olan bir mecrada her marka birgün benzeri bir hatanın kurbanı olabilir. Ancak bunların hepsine hata dememiz yoğun baskı altında çalışan tüm meslektaşlarımız açısından yanlış olmakta.

İçeriğe dönelim içerik ne diyor mutluluk her yerde ve çocukken hepimizin başından geçen anılara parmak basıyor, oldukça eğlenceli. Reklam dilini ele aldığımızda sıcak samimi ve duygusal bağ kuran doğru bir reklam. Peki şimdi nerede suçlu ?, suçlu kim ? . 

Aslında burda suçlu kutuplaştırma siyaseti yapanlar ancak biz marka iletişimi ve dijital krizler açısından incelemek durumundayız. Geleneksel ajans ve marka durumdan kendini sıyırdığına göre ilk buraya bakmalıyız;

   Eğer ki Ülker 1 Nisan kampanyası kampanyanın tüm sürecinde olduğu gibi başarılı devam etseydi ve bu dijital içerik organik etkileşimleri yüksek ve paylaşım rekorları kırsa ve hiçbir olumsuz geri dönüş almasa  ve önümüzdeki tüm kristal elma, belki Cannes Lions ödüllerini toplasaydı bu başarıyı ilk kimler sahiplenecekti ? , Elbette marka ve fikrin ana sahibi ajans sahiplenecek ve sektörel kanallarda röportajlarını okuyacak dijital ajansta ufak bir köşede ;

      " Kampanya Dijital ajansı : Palesanta Conversation Agency "

şeklinde okuyacaktık.

Fakat şuan büyük puntolarla en başta okuyoruz. Ancak bir hata olmamasına rağmen bir hatadan bahsedeceksek bu dijital marka krizini yönetirken de ilk başta başarıyı sahiplendiğimiz biçimde birlikte sahiplenilmeli ve ortak bir basın açıklaması ile süreç yönetilmeye başlanmalıydı. Sonrasında dijital ortamda daha yeni bir içerik stratejisi ile kriz yönetilebilirdi. Fakat burda da nasıl ki marka tarafından son anda gelen içerik talepleri ve özel gün için iletişim çalışmaları için ajans çalışanları baskı altına alınırken, "Acil" başlıklı mail trafiği devreye girdi ve panikle toplu hatalar zinciri devam etti. Biliyoruz ki iletişim stratejileri en başta belirlenir ve en altan en üste kadar bir onay mekanizmasından geçerek yayına girer. Belki burada bir hata da markaların sosyal medya içeriklerini  nasılsa anlık ve unutulan içerikler gibi algılamasından ve dijital ajanslar tarafından  da müşteriye acele edilmiş içeriklerin sunulması olabilir.

Her gün 24 saat aktif bir platformda iletişim kurarken her zaman özgün  ve yaratıcı olmanız beklenemez. Ayrıca ajanslarda hem baskı hem de anca nefes alacak maaşlarla ekipler çalıştırıyorsak, hata risklerini de artırıyoruz demektir. Mümkün olsaydı markalar kendileri ile çalışacak ekiplerin maaş, özlük haklarına ve tabiki cv'lerine de karışabilseydi.

Bu süreçte Ülker tüm reklam ajansları ile çalışmalarını durdurması çalışanlarını açığa alması ile ikinci büyük hatayı yaptı ve bence sosyal medyada içeriğe tepki verenlerin bu konuya da aynı oranda tepki vermeliydi. Fakat Ülker ve TBWA'in yaptığı gibi vurun abalıya durumu oluştu ve hemen cellat devreye sokuldu. Bu tepki çeken Ülker 1 Nisan krizinin bize gösterdiği ikinci durumda birçok alandaki rekabet gibi ajanslar arasındaki rekabetin etik dışı gerçekleşmesi oldu. Dijital reklam hızla büyüyerek, geleneksel reklamcılığın sahip olduğu tüm köşelerde yenilik yaptı yeni medya düzenini getirdi. Bu da reklam pastasını büyütürken dijital değişime uyamayanları geride bıraktı. Tabi bunu TBWA gibi güçlü ve dinamik ajansları kastetmiyorum.  Ancak şuan bu krizden nasıl faydalanıp Ülker gibi büyük bir markayı bünyesine katma hazırlığı yapıldığına da eminiz. Fakat hepimizin unutmaması gereken şey hepimiz aynı gemideyiz ve deliğin büyümesi için değil kapatılması için çalışmalıyız.

Aslında burada olan birazda baba evlat rekabeti, geleneksel medyanın yanında dijital pazarlama hep ergen olacak ve her gün dijital gelişmelerle büyüyecek. Burada  birbirini anlamak devreye giriyor ve bu da doğru insan kaynağının doğru yönetilmesinden geçiyor. Dijital pazarlama alanında yer alanlar geleneksel medyanın birikimlerini öğrenmeli ve bulunduğu coğrafyanın dinamiklerine hakim olmalı, kısaca baba onlar eskide kaldı demek yok. Geleneksel medya ve marka da bütünleşik iletişim bir strateji ile kampanyalarını yönetmek istiyorsa gerekirse iç eğitimler ile ekiplerini sürekli güncel bilgilerle donatmalı ve gerektiğinde birbirine destek olmalı.






2016 'nın ilk iletişim krizine Renault'un cinsiyetçi ilanı neden oldu...



Renault 2016 'nın ilk günlerinde girdiği indirim kampanyasında kullandığı cinsiyetçi dil yüzünden kadınların hedefi oldu ve ilanı change.org  üzerinden oluşan kampanya sonucunda kaldırdı.
Reklam kampanyalarınızda cinsiyetçi tutum ve imalardan kaçının, ürün yüzde yüz erkek ürünü olsada negatif algı markanıza zarar verir.
http://erktolia.org/ gibi cinsiyetçi ve ayrımcı dili teşhir etmek için online mücadele eden platformları dinlemenizi de öneririm.


Ders 1:  Evde ailenin reisi erkek olsa da patronu kadındır  :)





2016'nın Takdirlik kriz Yönetimi Mars, Snickers

2016 yılında ürün geri çağırması ile gündeme gelen SNICKERS, tüketicileri ile kurduğu "açken sen , sen değilsin" ile kurduğu bağın nerelere gideceğini görmüş. Ufak ölçekli bir hatada olsa olaya sahip çıkarak ve  başarılı bir marka kriz yönetimi örneği gösterdiler. 
 Eğer markanızla tüketici için kriz durumunda bir değer üretebilirseniz, kısa vadede ciddi gözüken bir maliyete neden olabilir ama markanızın yaşam boyu değerini, güven üzerine arttırmış olacağınız için gelecek dönemlerde fazlasıyla karşılığını alabilirsiniz. 


Ders 2 : Bütün sağlam ve uzun ilişkilerin temelinde karşılıklı güven vardır. 

Çiçek Sepeti Atla




Çiçek Sepeti'nin tepki çeken reklam çalışması 2016 'dan çıkarmamız gereken bütün pazarlama iletişimi için yapmamamız gerekenlerin özeti konumunda. İlk başta güzel bir iç görü okuması gibi görünsede reklam içeriğinde intiharın teşvik edilmesi marka için büyük bir iletişim krizi doğurdu, ayrıca sosyolojik olarak düşündüğümüzde pokemonda  olduğu gibi toplumsal yansımaları olabilirdi. 

Ders 3:  İyi reklam fikri için içgörü herşeydir, ancak stratejiyi atlarsanız çuvallarsınız.

Samsung Patlayan Telefonlar


Samsung Galaxy Note 7 telefonların daha önce bir çok cihaz patlaması ile konu olan Samsung firmasının 2016 yılındaki bu amiral gemisi modelinde meydana gelen telefon patlama olayı ile toparlanması zor bir döneme girdi. Virtual Reality, Akıllı saat gibi teknolojilerini odağa alan "Onunla daha fazlasını yaparsın"  reklamı ve global sayfalarında tüketicisi ile bağını kaliteli içerikler ile korumaya çalışsa da önümüzdeki yıl en zorlanacak firmaların başında geliyor. Sağlamlık konusunda marka değerini koruyan Nokia 'nın bu dönemde yeniden agresif bir kampanya ile akıllı telefon pazarına dönmesi Samsung için oldukça sıkıntılı olacaktır. 


Ders 4: Bazen bir yanlış bütün doğrularını götürebilir.



watsons İletişim Krizi


Watsons mağazalarının yaşadığı ruj çalma ve devamında üst arama sebebi ile görevlilerin çıplak arama yapıldığı iddaa edilen taciz olayı ,  sadece bir mağazasında yaşanan münferit bir olayken, "Hırsızlık yapıldığına dair kuvvetli şüphe oluşmuştur" açıklaması devamında gelen yanlış açıklamalar ile bir kurumsal iletişim krizi doğurdu. Sosyal medya üzerinden yoğun eleştiri ve tepki alan firma için boykot kampanyaları düzenlendi. Firma acil olarak sosyal medya ve tüm kanallardan doğru bir aksiyon alması gerekli.

Ders 5:  Dil yarası bir şarkı adı değil sadece, nerede, ne zaman, ne dediğiniz firmanız için hayatidir.


2016'nın en son vukuatı Hasbro


Hasbro yeni yıl için hazırladığı reklam filminde kullandığı cinsiyetçi ve argo dil ile en çok eleştiri alan firma oldu ve reklamı yayından kaldırdı. Fakat firmanın bu reklamına farklı açılardan ele almamızda fayda var. Kullandığı iç görüyü olduğu gibi reklamda kullanması pazarlama açısından agresif bir çalışma ve hiç ulaşmadığı orta ve altı kitleye ulaşmak istediği izlenimini veriyor. Fakat kurum kimliği ve bugüne kadar tüketicisi ile kurduğu ilişkiye de zarar vermesi açısından hatalı bir çalışma oldu.

İkinci olarak,  Monopoly gibi alt markları ile akılda yer etmişken Hasbro üst markasıyla ilkkez öne çıkmayı denedi, bu strateji değişiminin önümüzdeki dönemde de devam etmesi sürpriz olacağını sanmam, Hasbro'nun önümüzdeki süreçte ürünlerinde daha fazla dijitalleşerek yen ürünler çıkaracaktır. Aslında bu reklam yerine dijital kanallar kullanarak, online olarak yıl başı gecesinde Monopoly World oyunu düzenleseydi, global olarak çok ses getiren ve çok eğlenceli bir yıl başı çalışması olurdu.


Ders 6 : Markanı sev, doğru analiz et ve imajını koru. Susuzluk hiç birşey itibarın herşey!!!
2017 Dijital Pazarlama Trendleri


Son yılların en durgun dönemine girdiğimiz kanısı yaygın olsa da dijital durulmuyor, 2017 Dijital pazarlama trendleri ne olacak, yeni yılda bizi ne gibi sürprizler bekliyor, hepimiz bunları merak ediyoruz.

Milyarlarca insanın bulunduğu bir dünyada oluşan ekosistemin teknolojik tüm gelişmelere duyarlılığı her gün yeni bir girişimin ve bu ekosisteme dahil olmaya çalışan yeni girişimlere yol açmakta.


2017 Dijital pazarlama ve sosyal medya kehanetleri bulunmamız için dahi ilk önce elimizde olanlara baktığımızı düşünürsek verinin ve bunu doğru işleyen firmaların öne çıkacak olması tesadüf değil  ilk gerçeklik olacak. Paraşüt, ödeal, iyzico gibi teknoloji ve veri odaklı girişimlerin kriz ortamında dahi yatırım alıp yollarında ilerliyor olmaları bu açıdan güzel gelişmelerden. Whatsupp’ın değerinin üç Türk Hava Yolları satın alabildiği yeni bir ticari dünyada siyasal ve ekonomik gelişmelerin bizim için sadece psikolojik bir engel olduğunu söyleyebiliriz.



Ekonomik olarak çıkış yolumuz bu girişim ve projeleri çoğaltmak. Bunun için ihtiyacımız olan şey paradan önce iyi bir projelendirme ve düşündüğümüz işlere sahip çıkıp, gerekli her çalışmayı yaptıktan sonra hayata geçirmek. Sonrasında gerekeli destek ve yatırım için kaynaklarımızı zorlamak. Büyük çoğunluğu gençler olan bir toplumda 2017 yeni proje yatırımların çoğalarak hem toplumsal hemde ekonomik değişimin yeni bir başlangıcı olabilir.





Dijital dönüşüm;



Bütün ölçeklerdeki firmalarda dijital dönüşümü diğer yıllara nazaran daha yoğun hissedeceğimiz bir yıl olacak  2017. İş bankası gibi eski geleneksel kurum yapıları keskin olan firmaların yeni dünyaya olan yatırım ve bakış açılarındaki değişim gibi dijital olarak dönüşmeyen  tüm ticari  firmaların da dijital yatırımlara karşı aksiyon göstermesi ve dönüşmesi  kaçınılmaz olacaktır. 

Tüketicinin de alışveriş alışkanlıkları  değişime uğradı ve online alışveriş üst yaş gruplarının da alışkanlıkları arasına girdi. Ayrıca mobil üzerinden gerçekleşen internet kullanımı pc üzerinden gerçekleşen işlem sayısını geçti. Bu demek oluyor ki yeni yılla birlikte yeni bir mobil dijital dönüşüm dönemi daha yaşayacağız. Virtual Reality sanal gerçeklik teknolojisi ve sanal teknolojilerin ilerlemesi ile birlikte e-ticaret, dijtal oyun gibi zaten dijital ekosistemin içinde olan firmalardan da değişim ve dönüşüm haberleri çoğalacaktır. Amazonun insansız ilk marketini açıyor olması bu gibi gelişmelere ilk örnek verebiliriz. Ben özellikle virtual reality teknolojisinin e-ticaret ve oyun sektörlerinde bize filmlerde gördüğümüz uzay çağını yaşatacağı kanısındayım.
Ayrıca 2017  mobil uygulamaların,  mobil oyun ve eğlence , alışveriş dışında da sağlık ve sosyal yeni uygulamalar ile hayatımızın odağında yer alacak. Bu açıdan Amerika'da gerçekleşen evliliklerin sekizde birinin mobil ve online flörtler aracılığı ile gerçekleşiyor olması şaşırtıcı olmasa gerek.

2017 Sosyal medya trendleri

Bütün bu yukarıda yaşadığımız dönüşüm sosyal medyanın hayatımıza girmesi ile hız kazandı. ilk önce sadece mesajlaşıp arkadaşlarımızla haberleşirken, bazen  videolar ile eğlendik. Tabi bu gitgide mobil teknolojilerin ilerlemesi ve bizlerin online olarak bıraktığı verilerin işlenip big dataya dönüşmesi ile bize yeni bir hizmet ve ürün olarak geri döndü.
  Buradaki ilk elebaşı aslen Google reklamları olmasına karşın, Facebook yeni reklam modelleri ve her türden bir segmentasyon ile size farklı müşteri guruplarına en uygun maliyetler ile ulaştırması açısından hala  en iyi mecra. Organik erişimleri düşürmesine karşın, içerik kalitesine ve özgün kaliteli içeriği önceliklendiriyor. Bunun karşılığı olarak da maliyetlerin azaltılması imkanını reklam verenlere tanıyor. Şu bir gerçek ki bizi rahatsız eden reklamların olduğu bir platformda hiçbirimiz kalıcı olmazdık ve Facebookta bunun farkında. Geçtiğimiz yıl Facebook canlı yayın ile video içeriğe de ayrı bir önem gösterdiğini ayrıca ortaya koydu. Hem anlık video hem de kaliteli video içerikler reklam modelleri arasında öne çıkacak. Tüketicinin ilgisini çekmesi, iyi bir videonun herkes tarafından tüketilebilir olması sayesinde bu sene bizler yaratıcı beyinlerin eğlenceli çalışmalarını izleme fırsatı bulacağız sanıyorum.

Youtube 2017 de youtberlar ve eğlenceli kanalları ile büyümesini farklı projeler ile sürdürecektir. Vloggerlar 'ın Amerika'da Holywood starı kadar kazançlar yakalayabildikleri ve Türkiye’deki örneklerinin de hızla bu yolda ilerlediğini görmekteyiz. Aslında doğru açıdan bakarsak youtube'u doğru kullanan hem kurum markaları ve hem de kişi markaları doğru strateji ile kullanırlar ise  marka bağlılıklarını artırmakla birlikte online olarak itibarlarını daha gerçekçi biçimde koruyabilirler. 
(örn bknz: http://ofpof.com/internet/en-cok-kazanan-turk-youtuberlar, en populer youtber listesi ; http://socialblade.com/youtube/top/100/mostsubscribed )


Instagram fotoğraf video paylaşma platformu olarak artık instagram live ile de hayatımızda olacak. Etkileşim ve firmalar için kaliteli dataya ulaşma açısından en iyi platform olarak 2017 devam edecek gibi görünüyor. Instagramda ayrıca butik ve birçok kategoride sanal mağazalar açılmaya devam ediyor, amatör olarak e-ticarete başlamak isteyenler için yeni uygulamaları bir güven ve satış ortamı sağlayabilir ve küçük girişimciler için fırsatlar büyüyebilir. Instagrama anlık video gelmesinde etkili olan Snapchat 2017 yılında bizi yeni sürprizlerle karşılamasını beklediklerimden, her ne kadar Instagram ile farklı platformlar gibi olsa da iki platform arasında güzel bir rekabet var. Snapchat özellikle lise ve daha küçük yaş gruplarında daha populer, tabi bunda tüm ebeveynlerin Instagram ve Facebook ta aktif olması önemli faktör.



Vazgeçilmez hale gelen ve normal mesaj atmayı bıraktığımız Whatsupp, Facebook tarafından bulunduğumuz yıl içinde satın alındı ve bunun sonucu olarak Facebook’un big datası ve whatsupp  dataları birleşmiş oldu. Bu bilgi birleşiminin bizi ne kadar etkilediğini tekil kullanıcı olarak  farketmesekte önümüzdeki yıl bu verinin daha iyi kullanımlarını farklı ürün ve çeşitlilikler ile göreceğiz.



Sosyal alışkanlıklar ve iletişim biçimlerinin değişmesi iş yapış ve yönetim biçimlerimizi de değiştirtirdi. Bu nedenle iş dünyası için Linkedin geliştirdiği uygulamalar ve bireysel kullanım içinde network ve kariyer sitesi olarak öncelikli olarak yer edinmeye devam edecek.  2017 de  değişim ve farklılaşma gerçekleştirmeyen kariyer sitelerini önemli riskler beklediğini söyleyebiliriz .  Linkedin hem kaliteli bilgi akışı için ve kaliteli bir network isteyenler için doğru kullanıldığında bir hazine, ancak eğlence platformu ya da facebook gibi kullanmaya kalkışanlar hem kurumlarına hemde kendilerine zarar vermekteler, Linkedin de bunun için bir önlem belki almak üzeredir. Linkedin ayrıca özellike A+ müşteri segmentine ulaşmak istediğimizde markalar için diğer platformlar kadar ekonomik olmasa da etkili bir mecra.




Son olarak sosyal medya ve platformlar açısından hepsi için ortak söyleyebileceğimiz şey kaliteli içerik hayatımızın olmazsa olmazı. Google 'ın yeni güncellemesiyle eğer üst sıralarda yer almak istiyorsanız kaliteli içeriğe ve etkileşime ihtiyacınız var demektir. Google içinde legal olmayan veya çöp içeriklere ve sahte işlemlere artık yer yok. Bunun acı bir örneği olarak Google'ın seohocasi 'sına verdiği sandbox cezası ile yaşadık.  



Uzun lafın kısası 2017 dijital pazarlama açısından  yaratıcı ve kaliteli içerikler tüketicisi ile duygusal  bağ kuran ve onun birlikte değer üreten firmalar önde olacak. Çünkü her yıl algılar değişse de insan algı ve duyguları ile yaşar, aklı ile yönetir. Bu nedenle hangi mecradan iletişim kurarsak kuralım doğru analiz ettiğimiz müşterimizle onun doğrudan dilinden konuşmalı ve bir duygusal değer oluşturmalıyız.



Her krize ve soruna rağmen 2017  Dijital pazarlama için umuyorum ki  kaliteli içerikle dolu ve cesur iyi planlanmış girişimlerin senesi olacaktır, şimdiden herkese mutlu ve başarılı yeni bir yıl dilerim.
Doğrudan Pazarlama




Doğrudan Pazarlama

Doğrudan pazarlama, terim olarak geleneksel kitle iletişim araçlarını kullanmadan, direkt tüketiciye ulaştığımız tüm iletişim biçimleri olarak tanımlanmaktayız.


Enstrümanları ise;

Satış noktasında pazarlama

Sahada pazarlama

İnteraktif pazarlama

Veri tabanına dayalı pazarlama

Etkinlik pazarlaması

+Toplam= Dijital Pazarlama

Tüketiciye ulaştığımız tüm bu noktalarda, bizim için önemli olan ilk şey veri ve müşteri algısında edinmek istediğimiz yer olabilir. Yaptığımız bütün pazarlama çalışmalarımızın amacı karlılık ve satışlara etki etmek olsa bile, doğru anlaşılmak ve algılarda doğru yer almak markamızın yaşam boyu değerini etkilemektedir. Tüm bu pazarlama yolları, ulaşmak istediğimiz hedef müşterinin yapısına göre önemini korumakta. Fakat "dijital pazarlama" bu enstrümanların her birine doğrudan etki ederek hepsini içine aldı ve bir değişimi gerçekleştirdi.

Satış noktasında pazarlama ;

Satış ofisleri, mağazalar ve asıl ilk mahalle pazarı aklımıza gelebilir. İkizlere takke ile başlayan serüven mağaza da mutluluğumuz için artı 6 taksitlere dönüştüğünde bir şekilde veri de dijital de çoktan hayatımızda yerini almıştı. 
Şimdi dijital egemenliğini virtual realty (sanal gerçeklik) ve daha basit olarak mağaza vitrin ve uygulamalarında göstermekte. Geçtiğimiz yıllarda Boyner' in yaptığı gibi mağaza içi müşteri deneyimini artıran, eş zamanlı sosyal medya ile etkileşim kurabilen çalışmalar dijitalin bu noktadaki etkisi açısından güzel örneklerden. Dijital müşteri deneyim tasarımı ve interaktif pazarlamanın bize sağladığı avantajlar müşteri kazanımı maliyetlerimizi ilk başta artırır gibi gözükürken, tüketicinin direkt duygularına hitap ederek sosyal medya ile etkileşimini organik olarak arttırarak hizmet yada ürünümüzü daha az maliyetle geniş kitlelere ulaşmasını sağlamakta. Hatırlayamayanlar Boyner'in aşağıdaki videosunu izleyebilir.


Sahada pazarlama;

Elimizde canavar gibi eğitilmiş, ağzı laf yapan, janti lüks araçlar ile donattığımız satış ekiplerimiz ile her şeylerini bildiğimizi düşündüğümüz müşteri portföylerimiz var. Peki o müşteriyi nasıl buldunuz? O sizi nasıl buldu? Günümüzde tüketicinin artık bir ürünü veya hizmeti satın alma kararını internette verdiğini unutmayalım. Siz müşterinin ihtiyaçlarını sizden önceki sipariş ve datalarını izlerken, müşterinizde sizi gözetliyor. İnternette bıraktığınız olumlu izler onu size çekerken, ürettiğiniz değer onun için bir anlam taşıyorsa satış kendiliğinden gerçekleşebiliyor. Ayrıca iyi bir satışçı, bireysel olarak, bugün müşterisinin ihtiyaç ve ilgilerine bu şekilde ulaşabilir ve buna göre bir strateji kurabilir.

İnteraktif pazarlama;

İnteraktif pazarlama ve veri tabanına dayalı pazarlama doğrudan pazarlama enstrümanları olarak bir bütünü oluştururken, dijital pazarlamanın da en etkin ve ölçülebilir kısmını oluşturuyor. Mobil kampanyaların, SEO, Adwords kampanyalarımızın bütün stratejisini Google Analytics yardımıyla müşteri hakkında edindiğimiz veriler sayesinde oluşturuyoruz. Eğer elinizdeki veri size müşteri hakkında doğru yönelimi veriyorsa, affiliate marketing yöntemlerini de kullanarak Google ile tüketiciyi kendi mağazanıza çekebilirsiniz. Bunun en basit örneği olarak; Google da son aramalarınıza eş değer ürünlerin gezdiğiniz diğer sitelerde banner reklamları şeklinde karşınıza çıkması gösterilebilir. Mesela siz sadece şiir okuyacak yada sevgilinize romantik bir akşam hazırlayacaktınız ama kendinizi bir anda D&R' dan müzik kulaklığı satın alırken bulmuş olabilirsiniz. E-Mail pazarlaması yaparken de tüketiciye ürünü nasıl sunacağımızı yine elimizdeki verileri anlamlandırılarak belirleriz. Basitçe, daha önce geri dönüş alamadığınız bir mailingin başlığında spam yapmadan bir kişiselleştirme ya da duygusal iletişim ile, mailinginizin geri dönüşlerini artırabilirsiniz.

Etkinlik Pazarlaması;


konserler, eğlenceli road showlar, interaktif oyunlar, sıcak bir ilgi ve yaptığımız ürün aktiviteleri ile, tüketiciyi tam yolunun üstündeyken yakaladığımız ve ona fiziksel olarak dokunup arkadaş olduğumuz, bazen kanunların izin vermemesi yüzünden gerilla pazarlama çalışmaları ile tüketiciyi şaşırtıp etkilediğimiz bağımsız yöntem. İlk bakışta dijital pazarlama ile bağımsız gibi görünen bu enstrüman, aslında, etkinlik içeriğindeki dijital oyunlar, tüketicinin konserde yapmış olduğu ilk yer bildirimi, sahne önünden çekmiş olduğu selfie ile anında dijital platformu içinde yer alır ve kendiliğinden dijital pazarlamanın içeriğini oluştur. Ayrıca konser benzeri tüm etkinliklerimizin ilk duyuru ve reklamlarını da zaten dijital platformlar üzerinden gerçekleştiririz.



   


 Bütün bu doğrudan pazarlama metotlarının artık dijitalleşmesi ve verinin öneminin her zamankinden daha fazla olması nedeniyle ' 3D Pazarlama' olarak belirttiğim olgu yani bu noktada ortaya çıkıyor. Çünkü saydığımız bütün çalışmalar sadece eğlendirme veya sadece direkt satış hedefli olsa ve bunu da iyi rakamlarla başarsa dahi, hemen ardından duygusal iletişim ve değer gelmekte. Müşterinizi kazanmak için harcadığınız bütün bu emek, onunla duygusal olarak sürdüreceğiniz ilişki süresince, sosyal CRM ile üreteceğiniz değerle de markanızın yaşam boyu değerini belirleyici olacaktır. En güzel somut örnek, Apple'ın Iphone kullanıcıları ile kurduğu ilişki sayılabilir.




 Kazandığı tüketiciyi güvenliği doğrulanmamış uygulamalar Appstore da yer vermeyerek Icloud ile veri ulaşım kolaylığı ve veri güvenliği sağlayarak müşterileriyle duygusal bir bağ kurmuş, yetinmemiş tasarımı çeşitlendirerek giyilebilir teknolojiler kavramının içini doldurmuş ve bir teknoloji moda ikonu imajı yaratarak tüketicisinin gözünde değer kazanmıştır.
Bir marka yönetimi projesini mimari yapılara benzetebiliriz. Mimari eski yapıların bugüne kadar ulaşmasındaki önemli etkenler yığma tuğla ve sertkaya parçalarının düzensiz gözüken ancak belirli bir düzen içinde rijit olarak dizilmesinden kaynaklanır. Bütün mimari yapıların temelinde, her bir kat bir üstündeki katın taşıyıcısıdır ve benzer düzen yer altı içinde geçerlidir aynı düzensiz kaya parçalar gibi çeşitli faylanma ve tabakalaşmalar gösterirler. Bu dizilim yapılara deprem gibi durumlarda yapıya esneklik sağlar ve zarar görmesini engeller. Kısaca yer kürenin yapısı ile uyumlu olan bu yapılar bugüne kadar ulaşmış ve tarihi nitelik kazanmıştır.




Yukarıda bahsettiğimiz durum bir markanın inşası sırasında pazarlama ve tüm iletişim çalışmaları içinde geçerlidir. Tüketici yer küre gibi çeşitli sosyoekonomik, duygusal sınıflara ayrılmıştır, bunun doğrultusunda da bağ kurabildiği marka ya da ürünü benimser ve markalaştırır. Tüketicinin bağ kurduğu bir marka değilseniz nadiren yapacağınız farklı reklam çalışması ile onu kiralayabilirsiniz. Eğer bir ürünü veya hizmeti pazarlamadan önce sosyal CRM, CRM, segmentasyon ile önceden analiz etmemiz, markamızı inşa edeceğimiz temel hakkında gerekli bilgiyi bize sunar. İkinci aşamada bu veriler doğrultusunda markamızın proje çizimi gelir. Burada kurum kültürümüz ve izleyeceğimiz strateji önem arz etmektedir. İlk etapta müşteriyi tanıyorduk ancak bu aşamada kendimizi, kurum kültürümüzü müşterimize nasıl aktaracağımız devreye girer. Örneğin P&G, Ünilever gibi firmaların yeni ürün çıkardığı zamanlardaki iletişimlerinde üst marka olduklarını ufak bir logo ile görürsünüz. Alt markanın üst markayı strateji gereği olarak baskılandığı "Biscolata" örneği ise en başta anlatmak istediğim durumla örtüşüyor, reklamlarının ilk çıkışından itibaren üst markanın Şölen bisküvileri olduğu belli olmamaktadır. Bunu ilk başta markanın özgüveni gibi yorumlayabiliriz de ancak iletişim dili ve tüketiciye ulaşma stratejisini incelediğimiz de, ürünü nereye konumlamak istediği ve nasıl bir marka olmak istediğini anlayabiliyoruz. Ayrıca iki büyük rakip Ülker ve Eti arasından yabancı marka algısı yaratarak sıyrılmış olması da tüketiciyi doğru analiz ettiklerini ortaya koyuyor.





   

 Üçüncü aşamada inşanın temeli için gerekli olan malzeme ve ekipmanlarımızın temini gelir ki bu da markamızın operasyon kısmını oluşturur, ekip seçiminden ürünümüzün kalitesi için geçerli olan tüm bu aşama markamızın geleceğini oluşturmaktadır. Kısaca azami yeterlilikteki malzeme ile yüksek kaliteli bir marka inşa edemezsiniz, ya da kaliteli malzemeniz var ancak kalifiye bir ekip ile mühendisiniz yoksa markanız bugün dört bir yanımızı saran estetik yoksunu binalara benzer. Bu duruma uygun markalar için her sektörden özellikle kozmetik sektöründen çeşitli örnekler verebiliriz. Bu markalar reklam ya da ucuzluk ile varlıklarını devam ettirebilmekte ancak süreç içerisinde yok olmaktadırlar. Başlangıçta bahsettiğim en önemli kısım olan esneklik ise markanızın inşası sırasında en başından itibaren olması gerekendir, çünkü tüketici kırılgandır ve sürekli duysal değişimler ile birlikte toplumsal değişimlere uğrar. Markamızın esneklik göstermesini amacımızın ve kurum kimliğimizin dışına çıkmak olarak da algılamamalıyız. Bunun en iyi örnekleri Coca Cola'nın bölgesel reklamlarında görebilir.




Çizgisi nettir ancak dönemsel stratejilerinde bölgesel kırılımlara dikkat ederek bir mesaj iletirler. Binanın temeli sırasındaki esnekliğimiz ve oluşabilecek kriz durumlarına olan esnekliğimiz kurum içerisindeki huzurlu çalışma ortamını sağlayacağı için size bağlı kalifiye çalışanların uzun süre sizinle olmasını sağlarken, tüketici içinse en iyi marka algısının toplumda kemikleşmesine neden olur. Müşterinin algısında olumlu değer edineceğiniz için, dönemsel olarak değişim mesajınızı algılayarak hem kar artışınızı sağlar hem de geleceğe taşıyarak markanızın sürekliliğini oluşturur.
Bu blogta ki yazılara ara verilmedi, yeterince doğru deneyimler ile zenginleşilmediği düşüncesi ile başka kaynaklardan edinilen bilgi araklamaları ile içerik oluşturmanın hedeflediğim nokta ile uygun düşmediği için yazı yayınlanamamaktadır.

Dijital Pazarlama , Marka oluşturma ve   öne sürdüğüm 3D  Pazarlama, her zamanki pazarlama kalıplarını , ajans ortamlarındaki basit olguları hava kattığı düşüncesi ile sözde havalı kelimeler ile yeni terimler üretme işi değil benim için.

Bilgi ve olgular yeni bir deneyim ile harmanlandığında  yeni bir bilgi değeri oluşturabilir. Bu sebeple doğru deneyim ve zenginleşmeler ile yazıların devamını getireceğim, saygılarla ....


Doğrusal değişimlerden kastımız dijital süreç içerisindeki sürekli değişim ve duruma uyum olarak düşünebiliriz. Mirc, Msn, Facebook, Twitter, Friend Feed ,Instagram, Vine, Pinterest, bu sıralamaya baktığımız zaman  neden doğrusal dediğim daha iyi anlaşılıyor.

Kitleler zaman içerisinde bütün bu sosyal ortamları içerikler ile zenginleştirdiler. Sonrasında memnun olduklarına süreklilik kazandırdılar. Daha sonra ise kitleleri jenerasyon değişimine uğradı
ya da dijitalin interaktif raflarına kalktılar.






Kitlelerin organik olarak oluşturduğu içerikle zenginleşen ve büyüyen sosyal platformlar, o içerikler ile de hızla gelir üretmeye başladı. İçerik pazarlaması ile tüketicilere anlık ulaşmak mümkün olsa da bu beraberinde marka için bir riski beraberinde  getirdi. Markanız için oluşturulan içerik ile kurumsal imajınızın örtüşmemesi ya da içeriğin biçimsel hataları tam zamanlı iletişim krizlerini doğurmaya başladı.
Bununla beraber özensiz ve spam reklamdan farkı olmayan  içeriklerde kitle ile sosyal platform arasındaki ilişkiye zarar verdi. Facebook için kullanıcı kitlesinin gözle görülür biçimde değişmesini buna örnek verebiliriz, Facebook'taki Y kuşağı olarak adlandırdığımız kuşağın hareketini incelediğimizde fotoğraf paylaşacaksa İnstagram, mesaj vermek istiyorsa Twitter, onlardan otomatik yönlendirme ile Facebook 'ta paylaştığını kolayca görebiliriz . Çünkü Y kuşağı olarak sürekli yeni olanın peşinde olan, memnun kalmadığı veya sıkıldığını o an değiştirebilen bir kitleden söz ediyoruz.

Aynı durum markalara bu içeriğin satılması veya içerik stratejisinin oluşturulurken ki tutarsızlık kötü içeriğin oluşmasına, markaya olumlu gibi sunulan rakamların ise anlamsızlığını doğuruyor. Sosyal medya platformlarındaki takipçi sayıları ya da bir içeriğin beğenilme sayısının coca cola gibi global markaların bile satışında etkinliği tartışılmakta iken ne yapılması gerekli olduğunu araştırmalıyız. Örneğin Sosyal Platformunuz "1 milyon" takipçi sayısına ulaştı, paylaştığınız içerikleriniz yüksek beğeni de alıyor. Fakat her şey gerçekten mükemmel değil, o haftaki firmanızın dijital kanallarındaki işlem sayıları durumu destekliyor mu, en önemlisi de satışa etkisi ne? Direk satışa yönlendiriyor ise zaten istenilen başarıyı elde etmişizdir ya da olumsuz düşünce kırılmaya başladıysa verimli ilerliyoruz demektir. Ancak durum nötr ve negatifse stratejimiz hatalı demektir.

Bu noktada bir önemli konu da  raporlar markayı doğru yönlendirecek bilgi ve kitle hakkında bir analiz sunmalıdır.  Raporlar anlamlandırılmasında, İnsights raporlarının da detaylı analizi ve kitlenin organik hareketliliği öne çıkıyor. Öncelikle platformların kendi oluşturduğu raporlar sadece elimizdeki baz veridir, asıl rapor değil. Sosyal medya insaghts ve monütoring raporları bize müşterinin tepkilerini, ihtiyaçlarını, markamız hakkında düşüncelerini, kısaca bütün marka ile ilişkisini anlamamıza yardım eder. Bu aşama ile hedef kitlemizle tanıştıktan ve onu anladıktan sonra onunla nasıl sevgili olacağımız stratejiyi kurabilir ve Sosyal CRM çalışmalarına başlayabiliriz.

Şimdi markanın değerini beğenme, takipçi sayılarından nasıl kurtarabileceğiz ona gelelim. Organik olarak ölçümlenmesi şuan zor olsa da yapılabilecek birkaç şey var. Ayrıca bu organik biçimde takipçi ve beğeni, sayılarını beraberinde getiriyor. Bu kadar laf ettik şimdi bu mu yani diyebilirsiniz " İlişki kuran ve bunu sürdüren içeriklere odaklanma". Bu direk tüketiciyi etkilemekte ve ürünü almasa dahi onun hakkında olumlu düşünce geliştirmesine katkı sunabilmekte.

İlişki kuran içerik nedir? Sizi sevdiğini mi söylemeli, yoksa gülen gözlerle mi bakacak, kokuda yaymaz ki, ne yapsak? en iyisi kadınlar için görsele birer İspanyol, yok olmadı İngiliz mankenleri yerleştirelim, Erkek bir marka için ne yapacaklarımıza bakalım yok neyse bakmayalım rütük izin vermiyormuş. Şaka bir yana içeriğimiz vine videosu, renkli bir görsel olması sadece bir seçenek. Önemli olan her durumda içerik tüketici ile duygusal bağ kuruyor mu? Metinsiz bir görselde nostaljik bir arka fon ve markanızla uyumlu bir enerji içeren renk ve maskotlar ile bir çok mesajı tüketiciye verebilir ve duygusal ilişki kurabilirsiniz. Ayrıca basit oyun ya da entelektüel olarak bilgilendirici içeriklerde markanızın etkinliğine olumlu etkileri olacaktır ve kitle ile konuşmaya başlayabilirsiniz. Çünkü birey korunma mekanizması olarak kendisine dayatılanı reddetme eğilimindedir. Başarılı markaları  incelediğimizde  "Coca Cola " hayatın tadı,  Mavi "Çok sev", İş bankası "Türkiye'nin Bankası" , Eti "Mutluluk denince akla"  ile tüketiciye beni al demez onla konuşur ve bütün medya platformlarında  iletişim stratejilerinin, içeriklerinin bunun üzerine kurulu olduğunu görürüz.

Bir bütün olarak baktığımız zaman markalar ile bütün platformlar artık aynı gemide yer alıyor. Tüketiciyi iten bir içerik platformu ve o anda içerik ile etkileşime geçen tüm markaları olumlu ya da olumsuz etkileyebiliyor. Çöp içerik galip geldiği yerde hem platformu hemde diğer markların iletişim yatırımlarına zarar veriyor. Bu nedenle platformların reklam modellerini doğrusal değişimlere ne kadar ayak uydura bildiği ve spam içerikleri ne kadar hızlı önleye bildiği platformun geleceğini belirliyor. Markalar içinse doğrudan, duygusal ve tüketici için değer üreten iletişim stratejilerini oluşturmaları ve doğrusal değişimleri göz önünde bulundurarak doğru zamanlama planı içinde tüketiciye mesajlarını ulaştırmaları gerekmekte.

Descart "Değişmeyen tek şey değişim" den yola çıkarak biraz değişim, değişimi sürekli kılan olgu ise zaman.
Zamanın akış sürecinde değişimi etkileyenler ise görsel, duyumsal ve durumsal olgular. Görsel etki, doğadaki değişimle beraber  bireyi  programlamaya başlar, moda renklerini değiştirir, insanlar arası etkileşimi değiştirir, örneğin son bahar  ayrılık ile özdeşleşirken bahar aşkla özdeşleşmiştir.  Mevsimlerin değişim kodları psikolojik etkiler gibi görünmelerine karşın ekonomik etkilerde doğurur.


 Duygusal değişimlerimizi göz önüne aldığımızda ilk tepkiyi yeme ve içme alışkanlıklarımızda ortaya çıkar. Muhtemelen "Erkeğin kalbine giden yol midesiden geçer " sözü bile buradan çıkmış olmalı, yalnız burada ters bir algoritma vardır, bahar mevsiminde yenilenme ve pozitif duygular hakimken çoğunluk için sağlıklı beslenme adı altında lezzetsiz yiyeceklere yönelme artar. Bunla birlikte  reklamlar ile bu durum perçinlenir. Sağlıklı beslenme ürünleri reklamlarının mesajları bu mevsimlerde artışa geçer, tabi bu durumu bozan dondurmayı istisna sayabiliriz fakat bunun nedenini baharın aşk hormonlarındaki olumlu etkisinin neden olduğunu söylersek çokta yanılmış olmayız. Dondurma markalarındaki rekabete baktığımızda bütün iletişim, aşk, haz ve mutluluk üzerine kuruludur.



 Mevsimlerdeki renk değişimleri, görsel değişim ve  duyusal etkileşimi başlatır olaylar durumlara karşı gösterdiğimiz tepkilerde dahi değişimler olmaktadır. Renk değişimleri keskin çizgilerde olur, yazın severek kullandığımız bir takım açık renkleri son bahar yada kış aylarında kullanmak kötü bir seçim olabilmekte. Örnek olarak pembe bir tişörtü yaz aylarında bir erkeğin giymesi hoş veya şık karşılanabilirken, kışın aylarında  pembe bir kabanla yada pembe bir kazak seçmesini normal karşılaşmayız. Belki bu duruma homofobik  düşüncelerin hakim olabileceğini varsaysak bile açık tonlu renkleri kış aylarında tercih etmeyiz, hava değişimleri ve çevresel koşullarda temiz kalması yada ısı tutması nedeniyle açık renkler bize sıkıntı çıkarmaktadır. Bu gibi değişimlerde birey sadece  tekil olarak değerlendirebilir ancak sonuç olarak toplumsal ve siyasal sonuçlar dahi görülebilmektedir.



  Pazarlama faktörlerinin değişmesini ele aldığımızda müşteriye ulaşacağımız bütün strateji ve ulaşım kanalları, paylaşabileceğimiz içerikler köklü değişime uğramaktadır. Son bahar veya kış aylarında müşterilerinize yazın heyecanını hatırlatan bir iletişim stratejisi ile içerik veya kampanya yalnızca turizm sektöründeyseniz işe yarayabilir. Ancak bunu diğer sektörlerden bir firma olarak yaparsanız, iş yoğunluğu ve stres altındaki müşteri grubunda kendisiyle alay edildiği düşüncesinin yayılması daha muhtemeldir. Sosyal medya içerikleriniz daha çok bağlılıkveya sizi o an bulunan gerilimden uzaklaştırıcı olmalıdır. Daha çok yaz heyecanını hatırlatan bir içeriği gören kullanıcı muhtemeldir ki markanızla bağ kurmak yerine o içeriği engelleme yoluna gidecektir.



 Mevsimsel durumlar için pazarlama kanallarını ele alırsak sosyal medya her mevsim ve durumda müşteriye ulaşmak ve aksiyon almak için çeşitli olanaklar sunar. Sonuç olarak dönemsel olarak sektör yavaşlaması söz konusu değildir. Ancak televizyon reklamlarında, popüler dizilerin sezon araları ile değer düşmesi yaşanır, yaz aylarında dinlemeye çekilen seyircinin bütün müşteri sınıflarında algısı değişime uğrar. Bu sayede yaz aylarında, bir nevi sezon hazırlığı ve strateji olarak kış dönemine hazırlık dizileri yayına girer ve ayrıca evinde kalan seyirci uzayan reklam araları bir önceki bölümün uzun özetleri ile meşgul edilmez. Bu iki çeşit fayda doğurabilir, izleyici kitlesini yeni sezon için  bir ölçümleme fırsatı sunabilir ve alışkanlıklarındaki değişimi gözlemlenip yeni stratejilerin belirlenmesine yardımcı olur. Bunun için iyi bir örnek olarak" leyla ile mecnun" ve "İşler Güçler "   dizisini verebiliriz, izleyici diziyi tutundurarak hem algısının değiştiğini gösterdi ve diğer kanallarında dizi politikalarında değişime neden oldu ve devamında o türde reklamlar geldi. Ayrıca  reklam aralarının kısalması mesajın tüketiciye daha çabuk ulaşmasını sağlar ve yaz sezonu reklam yayın ücretlerinin daha düşük olması bütçe avantajını yaratır.

 Sonuç olarak bu değişim ve durumları ele aldığımızda tüm iletişim ve pazarlama çalışmalarımızı belirleyen faktörleri bireyin günlük yaşamındaki değişimler belirliyor. Philip Kotler'in temelini oluşturduğu  pazarlamanın P'leri sosyal medya ve dijital çağ ile değer kaybetmedi sadece olağan zorunluluk halini haldı.


  Bir iletişim, pazarlama stratejisi için farklılık olan unsur ise artık bireyin toplum ve onun sosyal medya ile kurduğu duygusal bağı verimli etkin kullanabilmek başarının faktörlerini oluşturuyor.

DOĞRUDAN

DUYGUSAL

DEĞER